ön yargı
Tik tak, tik tak… Vakit yok, aday çok.
Bir terlemeden koşma, öğütmeye programlanma hali, radara takılan ne varsa saniyede tarayıp kara boşluğa itiyoruz elimizin tersiyle. Duygumuzdan, benliğimizden önce bir ‘ön yargıdır’ gidiyor at başı.
Kapıda, tuvalet sırasında, bar taburesinde, dans pistinde, sigara molasında, hep bir süzüş, en İngilizce tabirle ‘check it out’ hali.
Boyu boyunaysa, huyu huyuna değil, göz teması uyuyorsa ten temasından eser yok. Bir tatminsizlik, kulp bulma hali silsilesidir gidiyor. Güç bela fiziksel testi geçtiniz diyelim, geri kalan muhabbet daha çetefilli. ‘Ben’ dese olmaz, ‘biz’ dese tutmaz. Müthiş bir şüphecilik, ardı ardına komplo teorileri, paranoya başlangıcı. Giydiği kıyafete, dekoltesinin çapına, oturduğu yere, içtiği içkiye göre kategorize etme çabaları.
“Dönüş yolunda yan koltuğun neden her zaman boş olduğunu tekrar düşünün.
(Source: istanbul.lecool.com)